img

HABER DETAYLARI

img

Pedalüstü Muhabbet Özel Dosyası

Pedalüstü Muhabbet Özel Dosyası: L’Étape Türkiye by Tour de France – Bir Bisiklet Hikayesi,Efsaneler ve Aile Olmak

Bisiklet sevdalıları, dostlar, yol arkadaşlarım, yoldaşlarım... Merhaba! Bugün  pedalustumuhabbet.com  ailesi olarak kapılarımızı aralıyoruz. Bu heyecanı başlatırken, tarihin tozlu raflarına değil, tam da bu hafta sonu o nefes kesen asfaltlarda, Ümraniye’nin yokuşlarında, Expo alanının o muazzam enerjisinde yazdığımız destana birlikte bakacağız.

 

Visa Maximiles Black ve Škoda sponsorluğunda gerçekleşen, arkasında 78 Event’in, Ömer Kafkas ve ekibinin o devasa özverisinin yattığı L’Étape Türkiye by Tour de France, bu yıl sadece bir yarış olmadı; Türkiye’de bisiklet kültürünün bayramı oldu.

Škoda’nın bisiklete, bisikletçiye ve o vizyoner yaklaşıma verdiği değer, hepimizin çocukluk hayallerini süsleyen bir ismi, Tour de France efsanesi Chris Froome’u bu topraklara getirdi. Kendisinin o efsanevi son yarışını ekran başında gözlerim dolarak izlemiştim. Şimdi o adamla aynı havayı solumak, aynı asfaltta pedal çevirmek... Hayatın size sunduğu en tatlı sürprizlerden biri olsa gerek.

 

Gelin hikayeyi başa saralım.

 

Hani derler ya her büyük destanın küçük bir umut kıvılcımı vardır diye. Tam 3 yıl önce, Pedalüstü Muhabbet’in ilk tohumlarını ektiğimde Türkiye’de L’Étape’ın ilki yapılacaktı. Sabahın körü, saat 05.00... Beykoz Spor Ormanı’nın o serin sabah ayazında dikilmiş Ömer Kafkas’ı bekliyordum. Tek bir amacım vardı: Ulusal basından önce ilk röportajı kapmak, o vizyonun ilk tanığı olmak. Ömer Bey Expo alanına girdiğinde hemen yanına koşmuştum. O gün bana kurduğu cümleler, o büyük hayaller benim için sadece birer kelime değil, kanalımızın ve kariyerimin pusulası oldu. O günden sonra yollarımız hiç ayrılmadı. İyi ki de ayrılmadı, çünkü bu aile her geçen yıl üstüne koya koya büyüyor.

Ve gelelim bu seneye... 18 Eylül akşamı telefonum çaldı. Arayan Ömer Kafkas’tı. Kalbim küt küt atarak açtım: "Burak hocam, yarın sabah 08.30’da müsait misin?" "Müsaitim" dedim, arkasına soru işareti bile koymadım. "Tamam," dedi, "Ne beden giyiyorsun forma?"

 

Ertesi sabah alana gittiğimde karşılaştığım manzara rüya gibiydi. Aylin Yüce, Murat Uslu, Firdevs Hoca, Şeniz, Şevket... Bu işe gönlünü, ömrünü adamış dostlar yan yana duruyorduk. Ve evet, Chris Froome ile sürüş yapacağımız o efsane cümle kuruldu! Froome’la o ilk pedal çevirişimiz, gençlere dair kurduğumuz o ilham dolu sohbet kelimelerle anlatılamaz. (Bu arada o özel röportaj pek yakında Instagram kanalımızda, kaçırmayın!)

 

Sürüş bitti, Expo alanına döndük ama coşku bitmedi. Basın sürüşü için tekrar davet edildiğimde bu kez gökyüzünün altında Chris Froome ve sadece 4 kişiydik! Yan yana sürüyoruz. İçimdeki o muzip ses durmadı tabii, yanaştım yanına: "Hey efsane, seninle bir sprint yapabilir miyiz? Acaba geçebilir miyim seni?" dedim. Güldü, "Tabii ki" dedi. Şakadan da olsa o adamla kapışmak, onu o an geride bırakmak benim için ömre bedel bir anıydı.

Çok ama çok mütevazı bir insan. Sürüşün sonunda o yeşil sprint mayosunu benim için imzaladı. Škoda’ya ve bu vizyonu ortaya koyan herkese bisiklet camiası adına minnettarım. Ömer Kafkas’ın da o imza anında söylediği gibi: "Bunu hep birlikte başardık, bu bir aile işi." Haklıydı, bu tam anlamıyla bir aile tablosu..

 

Expo alanına geri döndüğümde kayıt masalarının önündeki insan selini gördüm. Ufak tefek aksaklıklar mı? Olur öyle! Onlar da bu büyük organizasyonun nazarı olsun. Telafi edilebilen her eksik, çalışmanın ve gayretin göstergesidir; başımızın üstünde yeri var. Akşam teknik toplantı vakti geldiğinde insanların gözlerindeki merak beni adeta büyüledi. Genelde kimse teknik toplantı izlemez derler ama bizim insanımız soru sormaya, öğrenmeye susamış.

Yol arkadaşım, Uzun Parkur Direktörü Ensar Efendioğlu, Kısa Parkur Direktörü Celal Hoca ve Parkur Koordinatörü Ömer Faruk Yıldız sahnede harika bir iş çıkardılar. Toplantı sonrası gelen soru işaretlerini sabaha kadar keyifle yanıtladım. İyi ki soruyorsunuz, iyi ki bu soruların cevabını birlikte arıyoruz!

 

Sabah olduğunda Expo alanı adeta bir bisiklet karnavalıydı. İzmit’ten gelen Yasin Hocam, Bursa'dan İdris Hocam ve Spontan Bisikletçiler ekibi, Kayseri’den Özgür Pedallar Bisiklet Kulübü ve Harun Başkan... Türkiye’nin dört bir yanından gelen o güzel insanlarla kucaklaşmak, sarılmak, "İyi ki varsın Burak hocam" sözlerini duymak bütün yorgunluğumu aldı. İçimdeki yarışma ateşi deli gibi yanıyordu ama bu sene kendimi tuttum. Çünkü Expo’da insanları motive etmek, o enerjiyi parlatmak da benim görevimdi. Ama şuraya yazıyorum: Üzgünüm, kendimi zor tuttum, seneye o yarışın start çizgisinde ben de pedal basacağım!

 

Yarış saati geldiğinde start yokuşla verildi. Yokuşta bisikletçileri arkama alarak o efsanevi videoyu çektim. Kısa parkurda vitesini ayarlayamayan, zinciri atan bir kardeşimize yardım etmek, o yardımlaşma ruhunu hissetmek günün en tatlı detaylarından biriydi. Beş ayrı kanaldan canlı yayınlanan bu dev organizasyon, amatör bir bisikletçinin kendini dev ekranlarda, televizyonlarda bulmasını sağladı.

 

 

Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak alandaydı. Kendisinin o samimi sohbeti, bisikletçileri tek tek motive etmesi içimizdeki umut ateşini körükledi. Ona Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekilimiz Fikret Hayali, Asbaşkanımız Metin Cengiz, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kenan Güler, İl Spor Müdürümüz Seda Dursun ve ev sahibimiz Ümraniye Belediye Başkanımız İsmet Yıldırım eşlik etti. Uzun, kısa ve deneyim parkurlarının coşkusu, canlı yayın ekranlarına yansıyan o muhteşem Tour de France atmosferiyle birleşti.

 

Podyumda kupalar sahiplerini bulurken, aşağıda kazananları tek tek alkışlarken şunu gördük: Bugün kazanan spor oldu, kazanan bisiklet oldu! Çünkü biz çok az ama öz bir topluluğuz; birbirimize daha çok sarıldıkça bu dağlar, bu yokuşlar bize dar gelmez.

 

Ve final... Koşturmaca bitti, ortalık sakinleşti, geriye o muhteşem anılar, Chris Froome ile çekilen son hatıra kareleri ve evlerimize dönerken kurduğumuz yeni hayaller kaldı. Bisiklet benim için bir tutku, hayatın tam merkezinde atan bir kalp. İnanıyorum ki bir gün Türkiye’de bisiklet de futbol, basketbol ve voleybol gibi milyonların peşinden koştugu, ekran başından kalkmadığı bir spor olacak. Biz bu inançla çalışmaya, pedal basmaya devam edeceğiz.

 

İstanbul Valiliğimize, emniyet güçlerimize sahada emek veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Bu yarışmanın düzenlenmesinde ve bu devasa vizyonun hayata geçmesinde büyük emek veren 78 Event ekibine sonsuz teşekkürler. Sizler Türkiye'de yeni bir bisiklet tarihi yazıyorsunuz ve biz her zaman, her koşulda yanınızdayız.

Sahada ter döken tüm Pedal

üstü Muhabbet yönetimine, Yeşilay turundan L’Étape’a kadar her an omuz omuza verdiğimiz tüm ekibimize ve kalbi bisiklet için atan tüm Türkiye'deki pedal kardeşlerime sonsuz teşekkürler.

 

İyi ki varsın Pedalüstü Muhabbet ailesi! Sitemiz hayırlı olsun, yolda görüşmek üzere!

 

Haber Görselleri

img
img

OUR FOOTER